tuunayt

Yoğurt ve Süt

In açıklamalar on Mart 18, 2009 at 10:25 pm

Şimdi televiyonda gördüm de. Ya adriana lima gelmiş Türkiye’ye öyle gezmiş dolaşmış herkez o nereye gittiyse oraya gitmiş filan. Başta kıskandım böle bir kötü oldum. Tabi bunda benim bu haberi izlerken yarın ki matematik sınavına çalışıyor olmamın da bir etkisi vardır. Ya acaba birşeyleri kaçırıyormuyum diye düşündüm.

Yani dizilerde artık benim yaşımdaki insanlar ünlü oluyor paraya para demiyor ve en önemlisi baya bir odak noktası oluyorlar. Bu beni nedenini bilmediğim bir şekilde kıskandırıyor. Sanki benim erişmeye uğraştığım bir şeye çoktan uğraşmışlar gibi geliyor.” DU “. Ama artık böyle düşünmüyorum çünkü her insanın bence hayatta bir noktası var. Bu noktaya her şekilde geliyoruz. Önemli olan ne zaman geldiğimiz değil. Önce buluyorsak da erken kaybediyoruz. Eğer hep o noktada yani hep en popüler ve en iyi olduğumuz noktada kalırsak da bir çok şeyi kaçırıyoruz. Yani bir insan hep mutlu olmamalı, biraz acı da çekmeli , aç kalmalı, üzülmeli. Bunlar olmazsa o noktada kalırsan hayatı sadece o noktada yaşarsın. Ama zamanımız az. Bilmem anlatabildim mi. Tamam iyi olmaya çalışın ama ona takılmayın. Eğer en iyi olamıyorsanız. Bu sizin için en iyisidir. Sütün tadını bilmeden yoğurdu yemeyin. Yoğurdu yiyincede sütü unutmayın :D

Ya bu insanlar garip…

In fikirler on Ocak 22, 2009 at 8:38 pm

einstein demiş ki; ” neden beni anlamıyorlar ve neden beni seviyorlar”…

şöyle diyesim geldi…”ulan daha ne istiyorsun dunkof” (dunkof’u almanca dersinde öğrendim  :D ) Seni anlasalardı zaten sen sen olmazdın ki değil mi? o zaman sıradan olurdun. Sevgilim beni anlamıyorrrr… die tutturan tiki sözlerinden nefret ederim. Abicim bırak da anlamasın ya. Bırak herkez kendi hayatında yaşasın. Seni anlamasın uğraş didin anlat ki aşk’ın keyfi olsun ya.

Bazıları da ” biz göz-göze bakınca anlaşıyoruz ” der. Hayır arkadaşım ben böyle bir ilişki istemiyorum. İSTEMİYORUMMM… konuşacaksın, tartışacaksın, konu uzadıkça uzayacak, anlatmaya çalışacaksın.

Aslında bu anlanmayı bekleme işi insanları çok geriyor. Mesela ben ailesiz büyümüşsem bunu ailesinin yanında büyüyen biri anlayamaz diyorlar. E senin bu duygunu anlayamıyorsa o adamdan arkadaş,sevgili olmaz mı?

Einstein aynı zaman da şunu da demiş “Karşılaştığınız bir sorunu mevcut düşünce yapınızla değiştiremezsiniz, çünkü sorunu oluşturan zaten mevcut düşünce yapınızdır.(buraya nokta koydum yani olay bitmiştir cümlesi)”. E yani olay ne eğer insanlar tartışmasaydı, konuşmasaydı, ANLATMASAYDI, mevcut düşünce yapımız 1000 lerce yıl içerisinde tekerlek yapmakdan, bugatti veyron yapmaya nasıl gelirdi. Diğil mi?

Artık insanlarımız lütfen ama lütfen anlaşılmamaktan yakınmasın da ANLATAMAMAKDAN yakınsın. Ya da hiç yakınmasın. Mutlu olsun demek anlatacak birşeyleri var…

Bu arada liselerde farklı gözükmek için şaçmalayan ve herkez eğlenirken köşede oturup soyutlanan insanları hiç sevmem.Dikkat çekmeye çalışmadıklarını biliyorum ama bize katılmazlarsa düşünce yapıları değişmeyeceğinden hep orada oturup insalara bakacaklar.Tabi bunu yapmaktan hoşlanan insanlara saygım var..Daha fazla uzatmadan bittu :D

Eğer dünyanın en iyi işindeysen…

In fikirler on Ocak 4, 2009 at 12:09 pm

Dün akşam keremle (baterist bir arkadaş) metalica’nın gitaristi kirk hammett’in hocasının bir zamanlar (2 sene) joe satriani olduğunu ve joe satrianinin kirk için şu zamana kadarki en kötü öğrencim dediğini öğrendim :S

İnternet araştırmalarım sonucu bir nevi doğru olduğunu öğrendim(buradan). Hatta joe satiranin son öğrencisiymiş. Neyse sonra düşündüm de aslında kirk gibi adamlar öğretmenlerinin en iyi olmasından dolayı değil öğretmenlerinin en iyi olduğunu varsaymalarından dolayı iyi birer gitarist oldu. Düşünün eğer siz dünyanın en iyi gitaristinden ders alıyorsanız hocayı kötüleme olasılığınız olmaz. EEE …. o zaman napacaksın sorunu kendinde bulursun.. o zaman daha iyi çalışır ve hırslanırsın. Ayrıca dünyanın en iyi gitaristinden ders almak herkeze nasip olmayacağından kendini şanslı hissedersin ve mutlu olursun, motive olursun.

Yanlış sa yanlış diyin yaw. Hakkaten de bu böyle eğer çalışanlarınıza dünyada onlar için çalışabilecek en iyi iş yerinin sizin şirketiniz olduğuna inandırabilirseniz, çalışanlarınız da dünyanın sizin için en iyileri olur. Yani mükemmel çalışma stilini yakalamış olursunuz. Siz en iyilerle çalıştığınız için mutlu olursunuz. Çalışanlarınız da en iyi yerde çalıtıkları için mutlu olur. Ve hepsinin ötesinde gerçekten de en iyisi siz olursunuz. Aynı joe satriani gibi…

bittu :D